16/17 Şubat 2018 (01.22)
Bu akşam, hiç okuyup yazmadan doğruyu (ve elbet gerçeği) bulduğunu/bildiğini ileri sürenlerin bunu nasıl başardıklarını düşündüm.
İki akşamdır Aleviliği birinci elden anlamaya çalışıyorum. Bilgilerimin bir bölümünün üstünkörü öğrendiklerim olduğunu anladım.
Dünleyin, bir dönüşüm yaşadım: Rubai yazmaya başladım.
“Su içtim dilim yandı”yı yorumlamaya çalışıyorum.
Yalnızlık olmasaydı; insan “insan” olur muydu?
30 Aralık 2018, 00. 56
Keşke birazcık umut olsaydı yeni yılı beklerken. Bu çağda bu dünyada bu ülkede yaşıyor olmak kadar derin bir mutsuzluk yoktur kanımca. Kökleri çürümüş acınası bir çiçek değiliz de neyiz?
Şiir maden gibi kazılan bir şeydir; elde edilen altın gibi ince eleklerden geçirilmeden şiir olmaz. Çoğunca bütün elde edilen yalnızca toz topraktır.
Şiir maden gibi kazılan bir şeydir; tonlarca topraktan birkaç gram elde edersin; onu da ince ince işlemek gerek. Şiir, işlenmiş bir elmastır, katkısız.
Elbette dönmek istemem köpek öldüren günlerime; elbette dönmek isterim şiir yangınında kavrulduğum günlerime.
Bence Kürt sanatı tarihsel günlerini yaşıyor: şiirler, romanlar, öyküler, filmler… Buna Kürt baharı mı desek?
Kürt opera sanatçısı Mizgin Tahir: “Operanın kökeninin Ortadoğu ve özellikle de Kürtlerin kültürünün önemli parçası olan dengbejlikten geldiğini savunuyorum.”
Bu bana biraz “Güneş Dil Teorisi”ni anımsattı.
Kimi doğuştan şairdir kimi sonradan olma. Doğuştan şair de olsanız kültürel birikiminizi yoğurmanız gerek imgelerle.
Sonradan olma, salt kültürel donanımlarıyla ve şiirsel birikimiyle şair sayılanlara günümüzden iki örnek: Enis Batur, Hilmi Yavuz.
Özellikle Enis Batur o devasa kültürel birikimine karşın kanımca geleceğe kalacak bir şiir yazamadı.
05 Ocak 2019, 18.06
Yeni yıl eski yıldan el alıyor; kim ikisi arasına duvar örebilir ki! Anasına bak kızını al: Geçen yıl neydi ki, bu yıl bir tansıkla gelsin. Zaman, elbette dönüştürür yaşamı ve her şeyi; ama insan yaşamına yansımaz bu. Kuşaklar süresince belki. Ama “insan”, zamana egemen olabilir kimi kez ve zamanı daha hızlı devindirebilir elbette. Kanımca dünya zamanında dördüncü boyuttur insan.
Şiir dönüp duruyor başımda karasevada gibi. Yakalayamıyorum bir türlü karasevda gibi, ne yazsam “o” değil. Hep bir umutla başlıyorum yazmaya, bütün silahlarımı kullanıyorum ele geçirmek için; yırtınıyorum, didiniyorum, kan revan içinde kalıyorum, sonuç: Tam bir bozgun!
Demek, ben o değilim: “Şair”!
İnsan “şair” olmadığını bilse, düşünse bile “şiir”in ardında koşuyorsa, ona ne denir?
Veya, şair kendi egosunu doyurmak zorunda mıdır yazdığı şiirle. Çünkü kimi kez başkaları “şiir” der ona, kendisi demese de.
Örneğin ben daha çok, anladığıma değil, duyumsadığıma “şiir” diyorum.
31 Ocak 2019
Doğru mu ettim bilmem; çok uzun yıllardır ilk kez birkaç kişiye kitap gönderdim. Kimileri şöyle bir değindi şurada burada.
Yusuf Alper’in dediği gibi Adnan Satıcı’nın emaneti değilim elbet. Adnan’dan iki üç yaş büyüğüm. Adnan’la ta baştan beri kulvarlarımız farklıydı. Başlarda o, şiirin geometrisiyle ilgiliyken ben daha çok felsefeyle ilgiliydim. Sonra o, geometriyi bıraktı, hiç umulmadık bir savrulmayla az şundan az bundan tekniğine geçti. Ben, tarih ve mitolojiye yelken açtım, gibi. İçerik açısından ben toplumcu bir eksene oturmaya çalışırken o, “ülkesizlik, annesizlik, aşk” yörelerinde geziniyordu. Gençliğinde bir duvar ustası edasıyla çalışırdı şiire. Bunu iyi biliyorum; çünkü, ilk kitabının bütün şiirlerinde aşama aşama soluğum var.
Kalça kemiğim toptan çöktü. Tam kalça protezi için bekliyorum canım yana yana. Ama, bende bir öksürük var ki geçmiyor iki ayı aşkın süredir. Geçsin diye önce 500mg’lik, ardından 1000mg’lik antibiyotik kullandım. Biçimi değişiyor, bir türlü geçmiyor kökten.
23 ŞUBAT 2019
Şubat da bitiyor işte, gümbür gümbür düşüyor cemreler.
Fırtına biçiminde kar serpiştiriyor. Yalnız dışarı değil, ruhum da böyle; fırtınalı, karmakarışık.
Son olarak, geçen gün sözünü ettiğim öksürük için Perşembe iç hastalıkları doktoruna göründüm. Bu kez de reflü nedeniyle ilaç tedavisine başladım. Ayrıntılı kan ve idrar tahlili sonucunda gut ve şeker hastalığı sınırında olabileceğin ortaya çıktı. Bu doktora göre ameliyatım için herhangi bir engel yok. Denk getirebilirsem Nisan’ın başlarında ameliyat olmak istiyorum.
