ALTMIŞ YAŞ LİRİKLERİ
II/HÂLÂ
Yaşıyoruz şundan belli, her gün yeniden yeniden
Kendimizle bir düelloda bulmamızı kendimizi
Saç sakal bırakıp, koyu gözlükler takmamızdan
Çaldığımız ıslıktan belli dikenli tellerin ötesine
Çok değilse de var daha yiyecek kuru ekmeğimiz
Birkaç zeytin, biraz beyaz peynir, bir kadeh rakı
Bak çiçek açmış, çiçek açmış masamız, haydi otur
Bak yine gelmiş bahar, kalbimiz tomur tomur
Karayel dinmiş uzat başını göğe, bir kâse hüzün
Daha getir garson, bir şişe daha aç kapanmadan dükkân
En azından çiçek açmış, hiçbir şey olmamışsa çiçek açmış
Sıkılmamıza aldırmayan bir demet yanık karanfil
En yorgun anımızda süsler masamızı bir demet karanfil
Uyuyup uyanmamızdan belli delik deşik düşlerden
Yürek atışlarımızdan karanlığın ortasına patlayan
Hâlâ utanılacak günahlar, yargılanacak suçlar hâlâ
Demek yaşıyoruz hâlâ acıkmasından belli bedenimizin
O en ateşli sevişmelerden sonra koyup gitmemizden
Çiçek açmış bir sevgiliyi bırakıp ardımızda deli gibi
Bir papatya tarlasında kor gibi gelincik hey yavrum
Ürpertmesinden serin bir ilkyaz yelinin anıların tüylerini
Buruk da olsa gülümsememizden belli şuna buna
Durup dururken kasılmamızdan bir kahkahanın ortasında
Haydi kalkalım ya da oturalım biraz daha, bekleyelim
O tüylü gelecek belki gelir, ne gelir elimizden başka
Ahmet Amcam bekleyemedi, gitti erkenden; sustuk
Tıkanıp kaldık, dilimiz dönmedi ardından bir şey demeye
Şiir dokunuyor ya; müzik de öyle, resim de dingin yüreğimize
Tüylü gelecekler düşledik evet, bırakmadık ardını hiç
Bin yıllık testi sızdırıp buğulansa da bırakmadık ummayı
Hâlâ demli çaylar, sade kahveler içiyoruz ve arada bir
“Ah ulan ah!” diyor, köpek ölüsü gibi sürüklüyoruz anıları
Ve hâlâ kitaplar okuyor, öğrenmenin yaşı yoktur diyoruz
Biraz buruk, birlikte oturduk ya birlikte kalkalım istiyoruz
Kimsenin kalem tutmuyor eli, otursa geçmişini yazsa ya
Nerde, herkes yeni başlangıçlar derdinde, yoldan çıkmak istiyor
Herkes, buluttan nem kapmak, ummak bir sonraki ömrü
Yol yordam öğreniyor, insan içine çıkıyor, sofralara oturuyoruz hâlâ
Yani yaşıyoruz hâlâ, ara sıra masadan eksilse de birimiz
En çok da rakının âlâsını aramamızdan belli hâlâ, yaşıyoruz işte
Yani o kadar şıngır mıngır değilse de, “Sağlığına!” kalkıyor kadehler
Bak çiçek açmış, hiç değilse çiçek açmış, o tüylü gelecek gelmese de
