YENİ ŞİİRLER 9

I/ ULU İMBATLAR ÜLKESİ

Çok da kök salmamalı insan, gitmeli

İster deve sırtında, ister Anka

Koyup da parmağını haritaya kapatıp gözünü

Çok da savaşmamalı insan kendisiyle

Alşıvermeli tez elden yabancılığına

Kanımızda fokurdarken kıpkızıl umut

Yüreğimiz sıfır kilometre, çarparken

Henüz yolculuğa ve aşka dönerken dilimiz

Ağaçları köklerinden devirirken dişimizle

Yemekle içmekle iyi değilken aramız

Kimimiz ışığı, ırmakları kimimiz, kimimiz

Dolayıp bileğimize kendi yazgımızı

Düşmeli yollara uzun ya da kısa,

Kuşların düşlerinde ya da dişlerinde geçmişin

Balkıyan balıklarla yoldaş kızgın güneş altında

Deniz altından mı siya siya, hele düşelim bir yola

II/

Elbet karışık usumuz, kalmadı ki hiçbir yer

Ele geçirildi yeryüzü soluk benizlilerce

Gidelim gidelim de nereye ustura ağzında

Gidelim de jilet sırtında, aşk divanında

Önce deli uslu kararlar mı alsak, sonra

Beklesek mi uzun deli rüzgârı, yollar mı yapsak

Ulu dağlardan aşan kılavuzlar mı bulsak

Kervanı yolda mı düzsek, bulutları mı süzsek

Kuzeyde yıldız mı arasak, utkulu ve yenik

Deneyelim kanımız şoruldarken Niyagara gibi

Deneyelim oğul uşak, kavim kardaş bir olup

Olur mu eğleşmek şunu bunu beğenmemek

As’lolan gitmek dere tepe dağ bayır demeden

Gitmek as’lolan kılavuz edip kanlı Venüs’ü

Çakırdikenler, kıygınlar, çöl sıcağı, barut kokusu

Leş yiyiciler, akrepler, çıngıraklı yılanlar, azgın faşistler

Kesse de yolumuzu karanlık eşkıyalar geçitlerde

Gitmek, yalnız gitmek Ulu İmbatlar Ülkesi’ne

Ulu İmbatlar Ülkesi dişle tırnakla kurulan

En azgın dikenlerden temizlenip umutla kıvançla

Ulu İmbatlar Ülkesi,  yapıtaşları kızıl düşlerimizden

Hele bir varalım isterse göğsümüzü yırtsın soluğumuz

Kanırtsın aklımızı umarsız sorular, yılgın soytarılar

Hele bir varalım da hele bir varalım da…

                                                               2019/2020/2021

Yorum bırakın