YENİ ŞİİRLER 3

NE UZAK NE YAKIN

Uzak, karanlık, yoğun, ısınıyor

Beklemiyor kimse, çoktan ıradı diye

Oysa iki kişi arasında, iki kişiden birini

O bir tansık oysa umulmaz bir anda

Akşamdı sabahtı, yazdı kıştı; salındı

Çok yoğun, bakarken içeriden dışarıya

Kırılgandı kemikleri güve yemiş aşkların

(Hiç dostum olmadı eski aşklarımdan)

Uzardı kısalırdı, ateşlerde sınanmıştı

Sövgülerle anlamlanmıştı gölgelerde

Uslanmaz bir hayalet, alacakaranlık sevisi

Yakındı; solurdum, terlere börterdi

Eğri büğrü bir çizgiydi, seslerimizden örülü

Kısacık bir tarihti, az gitmiş uz gitmemiştik

Ucu yitik yumak, kördüğüm olmuş sokak

Tökezlemiş kısrak düşülkeye varamadan

Çok yakın çok uzak, elbirliğiyle ıpıslak

Karanlıktı duvarlar, ses vermezdi herkese

Suçtu, karanlıkta oluşurdu veya mayısta

Çoğunca iki veya üç kişi arasında eliptik bir düzlemde

Git deriz gitmez, kal deriz kalmaz kızgın bir makas

Durur aşkla ayrılık arasından kızgın bir makas

Durur etle kemik arasında, sabırsız ve uslanmaz

Uygarlık güldürmez içinden geçeni ne uzak ne yakın

Hele gözlüklüysen, tıraş olmaya zamanın olmamışsa

Uygarlık nasıl utansın, ne gölgesi var ne de yansısı aynalarda

Taze bir çörek gibi parlaktı, uzaktı hem de nasıl yakın

O şimdi yılkı, karanlıktan sonra aydınlıktan önce

Çifteler durur boşluğu kızıl bir kuğuyu anımsayarak

Karanlığın liflerinden örülmüş çağdışı bir sepet kim bilir

Gezinir belki Nil’de, üç ölü arar onu, çoktan konu dışı

Şubat 2021, Çeşme Muammer Karadaş

Yorum bırakın